Bir Ağustos rüzgarıyla hayatıma sürüklenişin,Gülüşün bir güz mevsimi gibi satırlarıma ilişir… Dudaklarına bir öpücükle kiracın olurum, Sen bir adım atsan peşinden papatyalar yetişir..

Hangi sel götürür, Beni geçmişten alıkoyan sebebi… Kaybolur çölün ortasında, Kılıf uydurulamayan bir bedevi…Kaç kadeh şiir diriltir? Yeniden bu aciz bedeni… Öyle bir şiir üfledim ki, İnan bana batıdan daha medeni…

Nizama yatırırır her harfini şiirin, Binbir papatya kokusuyla özlemini çizdiren bir his.. Acımasızca yüreğine hapsolan bu acıyı dindiremez yeryüzünde ki en terbiyeli nefis.. Cevabı muamma yanıtlar var, Mühim sorulara rüzgar eker fırtınalı deniz.. İlelebet kanat çırparım arşa, Dönmemek üzere suskun ufuklardan ileri gelen biziz.. Yarınlara küser, dem katarım derdime, Dermana değişmemeye yeminli muhlis.. Lakin vazgeçiyorum …

Layıkıyla vazifesine küsmüş gecesiz günler,Adını zikreden her şiir efkarımı düğümler,Geceyi zehir eden bir şiire müptela isen,Yazılan her harfe en ala yakışır küfürler..

Bir yürek ile bin defa sevmeye ne zahmet? Sevmek için doğmuşsak güvenmek ne cesaret?Hapsolacaksam yüreğine, hür olmaktan iyidir esaret, Diline küfür acı gelirse yüreğine bir selam et..

Bilmezmisin baki olan taht mı? El-Hak mı?Makamı yok eden şu sonsuzluğa zikreder..Bilirim, şükredenin bahtı kara mı? Ak mı?Bir avuç duayı çok görüp niçin dünyayı dert eder?

Tabi manen hakikatte bir damlamız çok göründü,Al ömrümün bol kesesinden, aşka tok göründüm,Gitmemi istemedin ama gel demeye de gönülsüzdün, Öldü sandığın anılarımız şiirlerimde ölümsüzdü…

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın