Maziden kıyıma vuran, her harfi hüzün kokan satırlar..
Sokağında canhıraş, seması puslu, berceste bir şehir..
Bizim de hikayemizin mukadderatı kül olup savrulmakmış meğer..
Saçlarının her teline adını verdiğim safderun bir şiir…
Kaybettiğin tüm hislerini bir gün mum ışığıyla ararsın,
Tatmin edemiyorsa doğruların, yalanlarına kanarsın,
Şiirle girdiğim hiçbir savaşı atlatamadım yarasız,
Şu hengamede ayrı tutamadık beyazı karasız…
Öyle ki, ahı alınanların kini kalmışsa içlerinde bir nebze,
Muhtaç olsunlar menekşe kokusu saldığım muamma körfeze,
Bağladığınız ipleri ya benden önce ecel keserse,
Ben kaleme yaslandım siz sığınacak bir liman arayın kendinize..
Sevdaya susasın gözlerin ben çizerim sana özlemi,
Anlatmaya yetmez binlerce şairin aşıkhane sözleri,
Şiirler fısıldadım kulağına kapansın göğsüme gözlerin,
Kokun yağsın gök yüzünden sokağıma, taşsın selleri..
Umudu yok olanların göz yaşları ağır gelir,
Sesimi duymak isterseniz yanıma sağır gelin,
Bilmediğim bir yoldayım yüküm acılarımdan derin,
Yol aldığınız her kalbe sırasıyla hüküm verin..
Tüter sevda limanlarından veda dumanları,
Üfledikçe kaybettim avuçlarımdan sonbaharı,
Yol aldım denizlerden geçemedim okyanusları,
Geç olmadan uyandırın semaya kurdum alarmı..
Dönemem artık geriye, dün gibi değiliz ki değiştik,
Ardımda bıraktığım her saniye hüznümle sevişti,
Gözlerim buğulandı bu karanlıkta nasıl kesiştik,
Kalbimde oluşan her boşluğa göz yaşlarım ilişti…
Az değil yirmi yıl yaşamı sık dokuyup ince elerim,
Bir parıltı var gözlerimde zihnimi tırmalıyor düşüncelerim,
Günahı bol olan bir dünyaya geldik iyiliğe karşı gücüm direnir,
Sonrasında hayat bana vazgeçmek için üç cümle verir..
Geceyi karanlığa kavuşturdum neden odama Ay girmedi,
Sol yanım soğuk ayazı yendi diğer yanımsa yangın yeri,
Ben giderim elbet satırlarıma boş caddeden yankım gelir,
Bu gece hislerimle eş değerdir gökyüzününün kandilleri..
Kağıdı ateşe verdim şehrin ışıklarını söndür,
Yazdığım her şiiri başa sarardım geriye dönüp,
Acımasızdır hayat bazen bir kadehi fazla görür,
Yetmedi bu tutuşmalar tekrar yandım sönüp..
Kalem kördü, seni satırlarıma hecelerle ördüm,
Yalnızlığıma dem katarak sensizliğimi gömdüm,
Sönmez közüm az önce gökyüzüne sövdüm,
Ben zaten yanıyorum bari gökyüzünü söndür..
Derin yazdığım her şiire en içten bir harf ekledim,
Dilimde küfür vardı lakin kağıtlarımı sarf etmedim,
Vazgeçmedim tek bir vakit satırlarımı terk etmedim,
Bir bomba kurdum şiirden ve hecelerle paketledim..
Gece güneşi doğar şimdi odama siner karanlığı,
Sineme çekilir çığlıklarım göğüs kafesimde yankıları,
Hayal etmek zor değil bu çığlıklarda yalnızlığı,
Mutluyken dahi aklındadır mutsuzluğun kaygıları.
Gökyüzü içime sığmayanların maviye boyanmış yansıması,
Duygularıma hüküm sürmeden kalem kağıda yaslanmasın,
Tek kurtuluşumdur hislerimin satırlarıma damlaması,
Ben zamanı yenemedim bari şiirlerim yaşlanmasın..
Zaman en fazlası, senden fazlası bana nasip olmasın,
Saçlarında güz mevsimi, gül bahçelerime kar yağsın,
Yanaklarına aksın okyanus kudretinde deniz deryası,
Sağ tarafıma gökyüzünü aldım, sol yanımsa sana kalsın..
Ateşi yangınlarla söndür, yüzümü yağmurlara döndüm,
Güneşi dumanla közledim, şehri karanlığa gömdüm,
Yarınlarım öldü, dünüm kördü, bugünüm kördüğüm,
Ve artık kurtuluşum yok ölümlü hisler günlüğüm..
Dönemediğim sen zamana bir gecede dün attım,
Ve gökyüzünü boyadım maviye yanaklarımdan sel aktı,
Gönlüm aşka mübahtır ki zaten aşkı kararttım,
Sonrasında Tanrı seni, sen sanatı yarattın…