Bir Ağustos rüzgarıyla hayatıma sürüklenişin,Gülüşün bir güz mevsimi gibi satırlarıma ilişir… Dudaklarına bir öpücükle kiracın olurum, Sen bir adım atsan peşinden papatyalar yetişir..
Author Archives: Yusuf Coşkun
Hangi sel götürür, Beni geçmişten alıkoyan sebebi… Kaybolur çölün ortasında, Kılıf uydurulamayan bir bedevi…Kaç kadeh şiir diriltir? Yeniden bu aciz bedeni… Öyle bir şiir üfledim ki, İnan bana batıdan daha medeni…
Nizama yatırırır her harfini şiirin, Binbir papatya kokusuyla özlemini çizdiren bir his.. Acımasızca yüreğine hapsolan bu acıyı dindiremez yeryüzünde ki en terbiyeli nefis.. Cevabı muamma yanıtlar var, Mühim sorulara rüzgar eker fırtınalı deniz.. İlelebet kanat çırparım arşa, Dönmemek üzere suskun ufuklardan ileri gelen biziz.. Yarınlara küser, dem katarım derdime, Dermana değişmemeye yeminli muhlis.. Lakin vazgeçiyorum …
Hangi yağmur ördü saçlarını? Avuçlarında sonbaharı biriktir.. Öyle bir şiir yazarım ki gözlerine, Sonbaharda yaprakları diriltir…
Haddi aşacak bir mübalağa olmasında, Efsunsuz hecelerle şiirin yeri dolmaz.Şiir yazılır yazılmasına da, Seni yazmak herkese nasip olmaz..
Layıkıyla vazifesine küsmüş gecesiz günler,Adını zikreden her şiir efkarımı düğümler,Geceyi zehir eden bir şiire müptela isen,Yazılan her harfe en ala yakışır küfürler..
Bir çocuğun mutlu olması kadar, Beni mutlu edebilen çok az şey var.Çoğu sensin, Azı geriye kalanlar…
Ayın git geliyle demlenirdim,Kumsalından bir yakamoz seslenirdi,Ağlamak sebepsizce, bir gülüşle şenlenirdim,Ruhum gökyüzünün şevkiyle beslenirdi..
Gök yüzüne bir Ay konmuş karanlıktan öte, Bir üflesem arşa şimdi tüm karanlık söner,Benden evvel bir zaman yok ki senden öte, Fısıldarım sensizliğe yokluğun küle döner..
Bir yürek ile bin defa sevmeye ne zahmet? Sevmek için doğmuşsak güvenmek ne cesaret?Hapsolacaksam yüreğine, hür olmaktan iyidir esaret, Diline küfür acı gelirse yüreğine bir selam et..
Kalpten dile seyrederken kilitlenen heceler, Sualleri sersemletir cevapsız bilmeceler.. Yaşamak; sevincime muhalif ölmektir,Aşk isimli bir masala çocukça sövmektir..
Silsilesi nizamsızca iç ısıtan sorular..Üşümek bahaneyse neden gider yorulan?Beklemeye doymasan da her sabrın bir sonu var..Elbette, unutmak değil vazgeçmektir zor olan..
Şiir yazmak sükunete; manevi bir sanattır,O şiir ki, uçamayana görünmez bir kanattır,Hutame; köprüyü geçemeyene ebedi bir azaptır,O köprü ki kıldan ince, yıkılmaz bir sırattır…
Vecd ile huzura dilenir gül kokulu tütsü,Dilimde arşa ritim tutar bir sahra türküsü..Kulaklarımda 5 vakit çalan davetin gürültüsü,Bilmek isteyene; O’dur aşkın tek görüntüsü..
Bilmezmisin baki olan taht mı? El-Hak mı?Makamı yok eden şu sonsuzluğa zikreder..Bilirim, şükredenin bahtı kara mı? Ak mı?Bir avuç duayı çok görüp niçin dünyayı dert eder?
Şans eseri yaşamanın hazzı var içimde,Her vedaya bir sigara içiyorum,Buruk bir yaşam sancısı ilk baharın güz’ünde,Kanadım kırık ama bir umutla süzülüyorum..
Tabi manen hakikatte bir damlamız çok göründü,Al ömrümün bol kesesinden, aşka tok göründüm,Gitmemi istemedin ama gel demeye de gönülsüzdün, Öldü sandığın anılarımız şiirlerimde ölümsüzdü…